MAGAZİN
Giriş Tarihi : 26-12-2020 08:38   Güncelleme : 26-12-2020 15:00

Allah Bize Yeter O Ne Güzel Vekildir Ayetini suç saydılar..!

İslam toprakların da yaşayanlar çok mücadele ettiler, zaman oldu Allah'a Peygambere saldırdılar, zaman oldu Kur'ana İslam'a saldırdılar, zaman oldu Mü'minlere Müslümanlara saldırdılar Allah' karşı meydan okuyan bu zavallıların tarihte hep yerle yeksan olduklarını kitaplarda okuduk. İslamın çocukları, deccalin çocuklarına her zaman galip gelmiştir.

Allah Bize Yeter O Ne Güzel Vekildir Ayetini suç saydılar..!

Değerli okurlarım; malum üç yıldır Necdet Arman, Ahmet Gülesin, Abdullah Mesut Sarı,Murat Polat, Nesibe Polat ve sonradan eklenen Abdullah Harun Çorak'ın aslı astarı olmayan iftiraları ile  karşı karşıyayım, İslam tarihinde emsallerine az rastlanan bu çirkin  ''İFTİRANIN'' cezası oldukça ağır; Namuslu bir erkeğe yapılan bu tür iftiralar 80 değnekle cezalandırılır,  ancak günümüz de ''İSLAM'' düşmanları Mü'minlere iftira atmayı  karalamayı,sıradan bir muhabbet haline getirdiler. Öyle ki birini kıskanıyorsanız, gücünüz yetmiyorsa, karşınızda ki Mü'minse Müslümansa, Onuru ve Şerefi ile yaşıyorsa, kula kulluğu reddediyorsa, Allah birdir Peygamber Haktır diyorsa, Mahşerde hesap vardır diyorsa iftiracıların ilk aklına gelen  Mü'minlere böyle bir iftirayı atarak hayatını ters düz edip dünyasını başına yıkıyorlar..

Hz. Ali’ye  (r.a.) sordular:
” Gökten ağır ne var diye;

Hz Ali şöyle cevap verdi; 

Dürüst insana  iftira  atmak gökten daha ağırdır.  Buyurmuşlardır.

Malum 3 yıldır bir çay ocağı için üzerime atmadıkları iftira kalmadı ve hız kesmeden devam ediyorlar en sonunda; Facebook hesabımda ki  kapak fotoğrafı yaptığım ''Hasbunellahu ve Ni'mel Vekil '' Ali İmran Suresi  173. Ayetin mealinden bir kısmını büyük bir  ''SUÇ'' olarak dosya'ya koydular. 

Necdet Arman ve Ahmet Gülesin'in bu Ayeti suç olarak dosya'ya koymaları

''Vallahi Billahi Tallahi'' şahsıma attıkları iftirlardan milyonlarca kat daha ağır geldi bana.

Bir kez daha; Ruhum ve bedenimle tüm dünya'ya meydan okuyor ve haykırıyorum '' HASBUNELLAHU VE Nİ'MEL VEKİL'' Allah bize yeter O ne güzel vekildir.''

Bizim davamız, sevdamız  İ'LA'YI KELİMETULLAH'tır makam para şöhreti dava edinenler bizim sevdamızı anlayamazlar.

Efsane boksör Rahmetli Muhammed Ali, Hollywood Bulvarı'nda adının yıldız içindeki mermere yazılacağı fikrini "Ben Peygamber ismi taşıyorum, adımı yerlere yazdırmam" diyerek reddetmiştir. Günümüzde bu hassasiyeti taşıyan kaç kişi var.? Müslümanlar maddeye tapınır hale geldiler, birde bu olaylara İslam tarihinden bakalım, Allah'a şükür ki iftiracıların iftiralarını yüzlerine şamar şamar vuran, Adaletli, İnançlı Vicdanlı Allah'tan korkan Savcı ve Hakimlerimiz var. 

Tevekkülün en kısa ve kesin ifadesi olan “hasbünallahu ve ni’mel vekîl” sözünü Hz. İbrahim (a.s.) ve Hz. Muhammed (s.a.v.) en zor ve sıkıntılı anlarda söyledi.

“Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” sözünü, ateşe atıldığında İbrahim aleyhisselâm söylemiştir. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de bu sözü “Müşrikler size karşı toplandılar, başınızın çaresine bakınız!” dediklerinde söylemiştir. Nitekim bu haber müslümanların imanını arttırmıştı ve onlar hep birlikte “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir” demişlerdi.

Yine Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

Buhârî’nin Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan naklettiği bir başka rivayette Abdullah şöyle demiştir:

“Ateşe atıldığı zaman İbrahim aleyhisselâm’ın son sözü:

“Allah bana yeter, o ne güzel vekildir” demek olmuştur. (Buhârî, Tefsîrû sûre (3), 13)

HASBÜNALLAHU VE Nİ’MEL VEKÎL
Büyük sahâbî Abdullah İbni Abbas’ın bu beyanlarından, tevekkülün en kısa ve kesin ifadesi olan “hasbünallahu ve ni’mel vekîl” sözünü Hz. İbrahim ve Hz. Peygamber’in en kritik anlarda söylemiş olduklarını öğrenmekteyiz.

Hadiste söz konusu olan olayların ilki Hz. İbrahim’in, Nemrut tarafından mancınıkla ateşe atılmasıdır. İkincisi de İslâm tarihinde “Bedr-i suğra” (Küçük Bedir Savaşı) diye bilinen hadisedir. Her iki olaya da Kur’an-ı Kerim’de işaret buyurulmaktadır.

“ALLAH BANA YETER O NE GÜZEL VEKİLDİR” DİYEN PEYGAMBER
İbrahim aleyhisselâm’ın ateşe atılma olayı Kur’an-ı Kerîm’de tafsilatlı bir şekilde anlatılmaktadır. [Enbiyâ sûresi (22), 51-70] Ta baştan beri Allah’a tam bir güven içinde bulunan Hz. İbrahim en son anda, ateşe fırlatılırken de aynı itmi’nan ve güven ile “Allah bana yeter, ne güzel vekildir O!” teslimiyeti içinde sadece Allah’tan yardım beklediğini dile getiriyordu. Sonuç ise, gerçek tevekkülün akıllara hayret veren mutlu sonu idi: Kızgın ateşin serinlik veren bir ortama dönüşmesi... Çünkü Allah her şeye kâdirdir. Mesele O’na güvenmektedir.

Hz. Peygamber ile ilgili olaya ise Âl-i İmrân sûresinin 173. âyetinde işâret buyurulmaktadır. Uhud Savaşı’ndan sonra Ebû Süfyân, “Bir sene sonra Bedir’de buluşalım” demiş, Hz. Peygamber de “inşaallah” diye cevap vermişti. Vakit gelince Ebû Süfyân Mekke’li müşriklerden topladığı güçle Merru’z-zahran denilen yere kadar gelip ordugâh kurmuştu. Ancak kalbine düşen korku sonucu Mekke’ye geri dönmeye karar vermişti. Tam bu sırada Medine’ye gitmekte olan Nuaym İbni Mes’ud ve adamlarıyla karşılaştı. Henüz müslüman olmayan Nuaym’a;

- Al sana on deve! Medine’ye gittiğinde, büyük bir kuvvetle gelmişler, seni bekliyorlar, diye Muhammed’i korkut! demişti. Nuaym Medine’de Hz. Peygamber’i harb hazırlıkları içinde buldu. Ebû Süfyân’ın isteğini yerine getirerek:

- Ebû Süfyân, Mekkelileri toplayıp gelmiş, sizi bekliyor. Giderseniz hiçbiriniz geri dönemez! diye Müslümanları korkutmak istedi. Başta Hz. Peygamber olmak üzere ashâb-ı kirâmın Allah’a iman ve güvenleri artmış ve “Allah bize yeter, ne güzel vekildir O!” demişler ve sözleşilen yere hareket etmişlerdi. Bedir mevkiine gelince düşmanın çoktan çekip gittiğini gördüler. Panayır süresinde orada kalıp ticaret yaptılar; sonra da Medine’ye döndüler.

İbn Abbas’ın bu rivayeti bir taraftan tevekkül ve yakîn’in, peygamberlerin hayatındaki yerini gösterirken, diğer taraftan onun fevkalâde yüksek bir seviye işi olduğuna dikkat çekmiş olmakta, bu seviyeyi kazanmaya teşvikte bulunmaktadır.

İşte şahsımda Müfterilerin iftiralarından dolayı bu Ayeti Kerimeyi sosyal medya hesabımdan Facebook ta kapak fotoğrafı yapmıştım, Necdet Arman ve Ahmet Gülesin bunu kendilerine suç sayarak şikayet dosyalarına koydular. 

Bir kez daha; Ruhum ve bedenimle tüm dünya'ya meydan okuyorum ve haykırıyorum '' HASBUNELLAHU VE Nİ'MEL VEKİL'' Allah bize yeter O ne güzel vekildir.''

 ''Dostlarımla keyifle çayımı yudumluyorum Oh oh oh..!''

 

* İbretlik 60 sayfalık dosya'nın içinde neler var.?

* Müfterilerin iftiraları neler?

* Şahitlerin itirafları, tüm detayları ile

* İstanbul Müftülüğünü bu işe nasıl alet ettiler.? 

* İstanbul Müftülüğünün dosyayı araştırırken Gaziosmanpaşa Müftülük murakıbı hangi konuları ıskaladı.?

* Gaziosmanpaşa Müftülük murakıbı Yasin Güngör'ün  soruşturma yaparken taraflı davranışları.?!?

* Murakıp Yasin Güngöre Ahmet Gülesine sorması gereken soruları sordu mu.?

* Adalet 60 sayfalık iftira dosyasına takipsizlik kararı verdi.

Tüm ayrıntıları ile

Pazartesi gününden sonra www.fatihhaberajansi.com'da