Gösteriş ve şatafat cahillikten kaynaklanan aşağılık kompleksini örtme çabasıdır.
Allah-u Teâlâ her şey için bir ölçü tayin etmiştir. Her şeye bir sınır koymuştur. Allah haddi aşanları sevmez. Bizler modern çağda haddi aştık. Daha fazla tüketmek için her şeyin sınırını çiğnedik. Tarlalardan daha fazla ekin almak, daha fazla yemek için her şeyi suni yaptık. Hayvanlarımızdan, besinlerimize her şeyi fabrikalarla üretmeye başladık.
Yani insan gerçekten aldandı!
Sanayi devriminden sonra bu aldanma haddi aştı. Bu durumdan kurtulmanın ancak "Kanaat Ekonomisi" ile mümkün olacaktır. İnsanların bazılarının dolabında 20 sene hiç elbise almazsa yetecek kadar biriktirdiği kıyafetleri vardır. Aslında hepimiz eleştiriyor fakat farkında olmadan ya da bile isteye bu çarka dâhil oluyoruz. Fakat bize biz olmadığımız başka bir dünya inşa ettiler ve algılarımızı manevi kimliğimizden bambaşka bir dünyayla donattılar. Bu yüzden biz ne tam modern olabiliyoruz ne de kendimizi bulabiliyoruz. Hem bu dünya fani deyip hem de bu dünyaya kazık çakarak veya çakmaya çalışarak debelenip duruyoruz.
Bizler modern çağda haddi aştık!
Daha fazla tüketmek için her şeyin sınırını çiğnedik. Tarlalardan daha fazla ekin almak, daha fazla yemek için her şeyi Bu Doymayan nefislerimizle lüks arayışına başladık ve lüks yarışına giriştik. Oysa lüks kelimesinin manası aşırı gösteriş, şatafat. İnancımızda ve geleneğimizde gösteriş makbul değilken biz bunun aşırısını arar olduk. Dünyada kıyamet koparken, insanlar açlıktan ölürken ve şu an günümüzde Filistin'de işgalci israil Gazze'ye kan kustururken biz "ama eğlenmek hakkımız değimli ?" falan diyoruz. Mehmet Akif ne güzel söylemiş: "Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil matem !" Herkes yeter artık demeli mazlumların yanında olmalıyız.
Sevgilerimle