DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Muhammed Emre Dadaşoğlu
Muhammed Emre Dadaşoğlu
Giriş Tarihi : 10-10-2020 19:50
Güncelleme : 10-10-2020 20:40

Suriye’de Dolar 1 lira

Dün İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Fransa’dan aldığı istihbarat bilgisi ile
Macron ağzıyla açıklama yapıyor. Tabii ki bu açıklamanın arkasında danışıklı
dövüş ettiği Ayetullah Hamaney’in desteği de büyük. Devrimin en önemli
figürlerinden birisi olan ama sonrasında muhalefet ettiği için ev hapsiyle
cezalandırılan Mehdi Kerrubi’nin; ‘’ Hiçbir şey bilmiyor, rehberlik etmesi için
yeterli donanıma sahip değil’’
dediği Ayetullah. Şubat 2019 da Paşinyan’ın
İran ziyareti için kutlayan İran’ın ruhani lideri. Bu açıklamanın Macron
ağzıyla olduğunu nereden biliyoruz? Önceki hafta AB Liderler Zirvesi öncesi
aynı konuyla ilgili açıklama yapan Emmanuel Macron’un söylediklerinden.
Macron; ‘’Türkiye’nin Suriyeli savaşçıları Halep’ten yola çıkararak
Gaziantep’ten Karabağ’a yolladığını'' 
iddia ettikten sonra, Hasan Ruhani ülke
ismi vermeden Türkiye’yi hedef alarak ‘’Sınırlarımıza terörist gönderiyorlar,
bu kabul edilemez bir şey’’
diyerek, yine Türkiye’yi AB’nin zirvesine
oynamaya çalışan, Merkel’in kuklası Macron ağzıyla teröristlere yardım
etmekle suçladı.

İranın Amerika’ya karşı en büyük sığınağı, büyük bir cesaret örneği göstererek, Amerikan ambargosuna karşı gelip, dünyayı karşısına alarak, İran ile ticarete devam eden Türkiye’ye fransızvari konuşmasının sebebi; belli ki aradan geçen 40
yıla rağmen Rıza Şah’ın Humeyni’yi İran’dan sürgün ettiği dönem sırasında, 1978 -
79 yıllarında devrimin hemen öncesi Paris’te kaldığı 4 ay ve devrim sonrası
France Air uçağıyla Tahran’a dönmesinin minneti. Bir diğer etken ise
Ortadoğu’da başarıdan başarıya koşan, küresel güç olma yolunda hızla
ilerleyen Türkiye’den habersiz kuş uçmamasını hazmedememesi. Oysa
Humeyni 1964 yılında aylarca Bursa’da da yaşamıştı.
Yalanlar aynı
dillendirenler farklı.

Bir İslam Cumhuriyeti olarak ’’Dünya müslümanları birleşin’’ ‘’Tek yol İslam’ın zaferi’’ sloganlarıyla ortaya çıkan; İslam birliği,
Amerika ve İsrail düşmanlığı, Kudüs’ün bağımsızlığı
üzerinden bir söylem
geliştirerek yönünü çizmeye çalışan İran; kendi topraklarını onlarca yıllık
işgalden kurtarmak için savaşan Azerbaycan’ı desteklemek yerine barışçıl(!)
söylemlerde bulunarak; ölümün, savaşın hiçbir şeye çare olmadığını söylüyor.
İran başkanı Ruhani’ye sorarım bir ay önce 2018 İran protestoları sırasında
meydana gelen cinayet iddiası ile işkence edilerek sahte itiraf yazdırdıklarını
iddia eden, dünya kamuoyunun tepkisine rağmen idam edilen, İranlı güreşçi
Afkari’nin ölümü çare miydi?
Uluslararası Af Örgütü’nün bahsettiği, 
muhalefet ettikleri gerekçesiyle tutuklanıp, hapishanede işkence edilerek ölen
yüzlerce isimsiz insanın ölümü İran siyasetine niye çareydi? İran halkını
korkuyla ayakta tutmanın tezahürü nedir? Devrim sonrası Halkın Mücahitleri
Örgütü üyesi 8000 hüküm yemiş hapis yatan mahkumun Humeyni’nin emriyle
yargısız idam edilmesi? 2009-2010 yıllarında devrim muhafızlarının
kamyonetlerle protestocuları ezerek öldürmesi neyin çözümüydü?

Devrim muhafızlarına bağlı, baş komutanı Ayetullah Hamaney olan, Kudüs Gücü
Örgütü; İran Irak savaşında, 2006 Lübnan iç savaşında ve günümüz Suriye iç
savaşında terör estirirken barışın önemi neredeydi? Örgütün isminde Kudüs
olması sizi yanıltmasın. Kudüs Gücü, İsrail hariç bütün islam ülkelerinde terör
estirdi… Sene başında Amerika tarafından öldürülen Kasım Süleymani’de bu
örgütün generaliydi. Süleymani Kudüs’te İsrail’e karşı yapılan bir operasyon
sırasında değil, Bağdat’da Sunnilere karşı yapılan Şii katliamları sırasında
öldürüldü.
İran’ın en büyük düşmanları olarak gördüğü, Devrim’in çizdiği
İslamcı yolun temeli olan İsrail ile Amerika düşmanlığı 1980-88 İran-Irak
savaşında el altından silah satın alırken barış önemli değildi. Öyle ki aradan geçen
neredeyse 40 yıla rağmen İran ordusunun teçhizatının büyük bir bölümü hala
ABD yapımıdır.

Humeyni’den sonra Ayetullah olması beklenen ama yapılan
zulümlere göz yummadığı için ev hapsiyle cezalandırılan Hüseyin Ali
Muntazeri Humeyni’ye yazdığı mektupta barışçıl gözüken İran’ın gerçek
yüzünün özetini ortaya çıkarıyor. Muntazeri Humeyni’ye yazdığı mektubun
bir bölümünde şöyle diyor:
‘’Hiç biliyor musun ki İslam cumhuriyeti
hapishanelerinde İslam adına işlenen cinayetlerin benzeri eski rejimde
görülmemiş? Hiç biliyor musun ki Devrim Muhafızları tarafından
soyulan veya tacize uğrayanlar şikayet ettiklerinde yargı veya polis üst
makamların korkusundan susuyor ve hiçbir şey yapmıyorlar? Hiç biliyor
musun ki hapishanelerde cinayetler işleniyor işkenceler uygulanıyor ve
yargı sistemi buna göz yumuyor?’’

Kendisini Şii mezhebinin mümessili ve müdafisi olarak gören İran, aynı mezhepten olan Azerbaycan’ın toprak
bütünlüğünü savunmak yerine neden Ermenistan’ı savunuyor? İşgalci devlet
konumunda olan Ermenistan’a yaptığı destek, barış söyleminin tersi değil mi?
Türk halkıyla değil Cumhurbaşkanı Erdoğan ile meselesi olduğunu söyleyip
dünya siyasetiyle alay eden Avrupa’nın maşası Emmanuel’in gazıyla en büyük
müttefiki Türkiye’yi karşısına alma cesareti gösteren İran, Ermenistan 30
yıldır Azerbaycan topraklarını işgal ederken neredeydi? Eğer konu İslam ise
Azerbaycan Türkleri Müslüman eğer mezhep ise onlar da Şii.
Türkiye’nin
teröristleri sınırına yığdığını söyleyen İran, Suriye’de mezhep gerilimini
devamlı kışkırttı. Çatışmalar başladığından beri Tahran yüzlerce askeri
uzmanını Suriye’ye gönderdi ve Lübnan’daki Hizbullah’a özel kuvvetlerini
Suriye rejimini desteklemesi için Suriye’ye yönlendirmesini söyledi.

Azerbaycan büyük bir başarı ile topraklarını geri almaya başladıktan sonra
Ermenistan ile ağız birliği eder gibi barış söylemlerine başlaması tesadüf mü?

Barış yanlısı İran Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da, Bahreyn’de şii milisleri 
desteklemek için mali yardım, askeri uzmanlar gönderiyor.
Ama konu
Ermenistan olunca Azerbaycan’a hiçbir destek vermediği gibi Ermenistan ile
ağız birliği ediyor. İran tarihi boyunca hiçbir zaman darü’l-harb devletleri ile
savaşmamıştır. İslam dünyasında zirveye oynamaya çalışıp, Türkiye’nin
gölgesinden çıkamamanın hasetiyle yanan İran hiçbir zaman İslam ülkelerini
desteklemedi. 30 yıldır olan işgali görmezden gelip savaşın Azerbaycan lehine
dönmesi üzerine barış söylemlerine başlıyan İran, 91 yılında Azerbaycan’ı
işgal eden Ermenistan için gazetelere destek manşetleri atmıştı.
Kendi
mezhebinden kendi dininden olup ve aynı ırktan kendi topraklarında 25
milyon Azerbaycan Türkü’nün yaşadığını bile bile haksız davalarında bile
hala Ermenileri desteklemeye cesaret gösteren İran’a bu gücü veren Güney
Azerbaycan’daki sessiz kardeşlerimizdir, suçlusu parçalanmış İslam
Dünyası’dır. Suçlusu lüks yaşamlarından ödün vermemek için her şeye susan
biz müslümanlardır. Suriye’de dolar 1 lira… 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor616
  • 2Fenerbahçe614
  • 3Galatasaray610
  • 4Fatih Karagümrük68
  • 5Çaykur Rizespor68
  • 6Kasımpaşa68
  • 7Antalyaspor68
  • 8Yeni Malatyaspor68
  • 9Göztepe67
  • 10BB Erzurumspor57
  • 11Başakşehir FK67
  • 12Beşiktaş57
  • 13Gaziantep FK67
  • 14Sivasspor57
  • 15Hatayspor47
  • 16Konyaspor56
  • 17Kayserispor56
  • 18Trabzonspor65
  • 19Denizlispor65
  • 20Gençlerbirliği54
  • 21MKE Ankaragücü41
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA