SİYASET
Giriş Tarihi : 08-10-2020 19:02   Güncelleme : 08-10-2020 19:02

Kılıçdaroğlu ile Babacan bir araya geldi! Vaktinden önce seçim olacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ı ziyaret etti. Görüşme sonrası genel başkanlar kamera karşısına geçip ortak basın toplantısı düzenlediler.

Kılıçdaroğlu ile Babacan bir araya geldi!  Vaktinden önce seçim olacak

Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beraberindeki heyetle birlikte, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ı partinin genel merkez binasında ziyaret etti. Babacan, Kılıçdaroğlu'nu kapıda karşıladı. Türkiye’nin dış politikadan temel hak ve özgürlüklere, eğitimden sağlığa kadar pek çok alandaki sorunlarını masaya yatırdıklarını aktaran Kılıçdaroğlu ve Babacan, gündemlerinin seçim ittifakı değil, ülkenin sorunlarının çözümü olduğunu ifade etti.  Kılıçdaroğlu, AYM'yi hedef alan Bahçeli'ye sert tepki gösterdi, "Bahçeli, Anayasa Mahkemesi ile uğraşacağına niye Uygur Türklerinin hakkını savunmuyor?" dedi.

Görüşme sonrası iki genel başkan ortak basın toplantısı düzenledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu "Türkiye'yi yöneten siyasi iktidarın gündeminde liyakat yok, yandaşlık var" dedi. Babacan "Er ya da geç vaktinden önce bir seçim söz konusu olacak" diye konuştu. DEVA Partisi'ne ziyaret ilişkin Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin yaşadığı pek çok sorun görüşüldü. Düşüncelerimizi aktardık. Sayın Genel Başkan'a yürekten teşekkür ederim. DEVA Partisi kuruluş aşamasında, gerekli kongreleri yapıp siyaset dünyamızda yerlerini alacaklardır. Başarılar diliyorum" dedi.


 
ULUSAL ÇIKARLARIMIZ HER ALANDA ZAAFİYETE UĞRUYOR
Babacan da Kılıçdaroğlu'nun ziyareti ile ilgili "Fikir alışverişinde bulunduk. STK'lar da başta olmak üzere basın üzerindeki baskılar ifade özgürlüğü üzerinde problem oluşturuyor. Yargı sistemimiz üzerindeki baskılar malum. Hukukun üstünlüğü ilkesi izlenmediği zaman kurallı ve ilkeli yönetimden bahsedemiyoruz. Ekonomimizle ilgili sorunları büyük, gittikçe de büyüyor. Sağlıkla ilgili ciddi problemlerimiz var. Ülkemiz her alanda ciddi, sıkıntılı dönemden geçiyor. Ülkenin itibarı güçlü olmayınca ve yalnız kalınca ulusal çıkarlarımız her alanda zaafiyet uğruyor. Partimizin kuruluş süreci ve teşkilatlanmamızla ilgili bilgi verdim. En kısa zamanda birinci büyük kongremizi tamamlayacağız. Hastalık sürecinde Sayın Genel Başkan birkaç kere arayıp, durumumu sordu. Onun için de ayrıca teşekkür ediyorum." diye konuştu.

BAHÇELİ AYM BIRAKIP DOĞRU TÜRKİSTAN'A BAKMALI
Kılıçdaroğlu, 39 ülkenin Doğu Türkistan için yaptığı çağrıda Türkiye'nin imzasının bulunmaması ilgili "Uygur halkına yapılan zulmü asla kabul etmiyoruz. Türkiye'nin bu konuda duyarlı olması lazım. Özellikle MHP'nin, Erdoğan'ın çağrı yapması lazım. Kendisi tüm dünyada Türklerin haklarını koruma gibi bir görev yüklenmişse. AYM ile uğraşmayı bırakıp Doğu Türkistan'a bakmalı" dedi.


 
KAPALI MARAŞ'IN NİYE TAMAMINI AÇMIYORLAR?
Kuzey Kıbrıs’ta Kapalı Maraş’ın sahil kısmının açılması kararına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu “Aslında Maraş’ın tamamının açılması lazım. Neden tamamını açmıyorlar? Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bütün ülkeler nezdinde tanınması için ciddi girişimlerde bulunulmalı. Madem Katar’a senin dostun, o zaman KKTC’yi bir an önce tanımalı. Diğer dost ülkeler de aynı şekilde” cevabını verdi. 

Ali Babacan: KKTC, bizim son derece önem verdiğimiz, uluslararası camiada desteklediğimiz kardeş ülke. Ancak KKTC'nin daha çok ülke tarafından tanınması, Kıbrıs sorununa çözüm üretilmesi ancak itibarlı bir Türkiye ile mümkün. Şu andaki yönetimin genel yaklaşımı tamamen düşmanlıklar, taraflaşmaktan ibaret. Ben Kapalı Maraş bölgesini ziyaret ettim, orada çözümsüzlüğün getirdiği harap olmuş bir tablo söz konusu.

MÜMİN SARAY'DA OTURMAZ
Kılıçdaroğlu ve Babacan bir muhabirin “Cumhurbaşkanı Erdoğan ekonomik sıkıntılar yaşayanlar için ‘Müminin görevi varlıkta şımarmamak, yoklukta sabretmektir. Gerçek mümin acıyı bal eyleyendir’ dedi. Bu sözleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu cevapları verdi:

Kılıçdaroğlu: Mümin alçakgönüllüdür. Mümin kul hakkı yemez. Mümin, bu ülkede yatağa aç giren çocuklar var ise Saray’da oturmaz. Bir insanın söylemiyle eyleminin örtüşmesi gerekiyor. Söylemi farklı yaşam tarzı farklıysa orada riya vardır, ikiyüzlülük vardır. Dolayısıyla Erdoğan’ın söylemlerinin ciddiye alınacağını düşünmüyorum.

NASİHAT ETMEK HÜKÜMETİN GÖREVİ DEĞİL
Ali Babacan: Hükümetlerin görevi, vatandaşlarımızdan yokluk karşısında sabretmesini istemek değil, mümkün olduğunca en yüksek refah sevisini sunmaktır. Bunu yapamayıp da yokluğa karşı sabredin diye nasihatte bulunmak bir hükümetin görevi değildir diye düşünüyorum.

SORU-CEVAP

Ekonomi sorunları

Kılıçdaroğlu: Bir insanın söylemi ile eylemi örtüşmesi gerekiyor. Erdoğan'ın söylemlerinin ciddiye alınacağını düşünmüyorum.

Babacan: Yokluk karşısında sabredin demek bir hükümetin görevi değildir.


 
Doğu Türkistan

Kılıçdaroğlu: Uygur halkına yapılan zulmü kabul etmiyoruz. MHP'nin Erdoğan'a çağrı yapması lazım.

DEVA Partisi ile işbirliği

Kılıçdaroğlu: 'Dostlarımızla' ile ne ifade ettiğimi açıklamıştım. Bugün sadece ziyarete geldik, ittifak görüşmesi söz konusu olmadı. Seçim sathı mahaline girersek belki o dönem gündeme gelebilir. Bugün Türkiye'nin sorunlarına nasıl bakacağımızdır.

ARA SEÇİM İDDİASI

Kılıçdaroğlu: Bir süre sonra Türkiye seçim gündemini konuşmak zorunda. Gittikçe ağırlaşan bir fatura var. Normalde, aklı başında bir yönetim seçime gitmek durumunda kalabilir.

DOLAR KURUNDA YÜKSELİŞ 

Kılıçdaroğlu: Bu konudaki açıklamayı Sayın Babacan'a bırakarak, Erdoğan büyük bir ihtimalle faiz düşerse dolar da düşer demişti. Merkez Bankası Başkanını da görevden almışlardı. Bunu da görevden almak gerekebilir, faizi sıfırlasaydı, dolar düşebilirdi. Döviz pik yapıyor. Ülke yönetilmiyor. Fakirin fukaranın en çektiğini Erdoğan bilmiyor.

BABACAN’DAN DOLAR KURU DEĞERLENDİRMESİ

1 Mayıs 2009-6 Temmuz 2011 tarihleri arasında AKP hükümetinde Ekonomi Bakanı olarak görev yapan dolar kurundaki yükselişi şu sözlerle değerlendirdi:

Merkez Bankası’nın 1 Ocak’tan itibaren yaklaşık 120 milyar dolarlık döviz müdahalesi var. Ne için? Kuru belirli seviyelerde tutmak için. Kur odaklı bir uygulama. Politika bile diyemiyorum adına. Günlük rastgele adımlardan bahsediyoruz. Paramızın değer kaybetmesi kötü yönetimin sonunda işin doğal akışında var.

Tamamen çelişkilerle dolu tutarsız bir finans uygulamasından bahsediyoruz. Kurumlar itibarını kaybetmiş durumda. İşsizlik şu anda ülkenin bir numaralı sorunu. Orta direk yıkılıyor. Bir ülkenin resmi rakamlarına güven olmaması felaket bir tablo. Güven olmayınca yatırım olmaz.