SİYASET
Giriş Tarihi : 28-05-2021 21:36   Güncelleme : 28-05-2021 21:46

İYİ Partili Dervişoğlu; 4 liralık destek için vatandaştan 10 lira alıyorlar

İYİ Parti Grup Başkanvekili, İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, ülke gündeminin yolsuzluk, kaçakçılık gibi iddialarla meşgul edildiğini ve İYİ Parti olarak bundan duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

İYİ Partili Dervişoğlu; 4 liralık destek için vatandaştan 10 lira alıyorlar

Ülkenin asıl gündeminin geçim sıkıntısı, işsizlik, hayat pahalılığı, demokrasi hukuk ve adalet eksikliği olduğunun altını çizerek belirten Dervişoğlu, açıklamasında şunları söyledi: 

4 LİRA DESTEK İÇİN VATANDAŞA 10 LİRA YÜK GETİRMEKTEN VAZGEÇİN

“İktidar partisi sizlerin de malum olduğu üzere esnafa destek paketi açıklamıştır. Toplam 4 milyar 622 milyon liralık destek sağlanacağı söylenmiştir. Ne hikmetse aynı zamanda akaryakıta da büyük oranda zam açıklamışlardır. Hükümet kaşıkla verdiğini kepçe ile alma yönündeki maharetini göstermiştir. Destek paketinin bedelini dolaylı vergilerle vatandaştan geri alma alışkanlığı tedavi edilmesi gereken bir alışkanlığa dönüşmüştür. 4 lira destek için vatandaşa 10 lira yük getirmekten vazgeçin. 

ÖDENEMEYEN BORÇLAR YÜZÜNDEN İNTİHARLAR ARTMAKTADIR

Geçen yıl takibe düşen 5.2 milyar liralık bireysel kredi kartı borcu düşünüldüğünde vatandaşın ne kadar darda olduğu anlaşılmaktadır. Bugün 34,5 milyon vatandaşımız yaklaşık 900 milyar liralık kredi borcunun altında inlemektedir.  Vatandaş geri ödeyemediği borçlarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Ödenemeyen borçlar yüzünden intiharlar artmaktadır. Son 4 ayda 434 intihar vakası yaşanmıştır. Hükümet zaman kaybetmeden yeni tedbirler almak mecburiyetindedir. 

Pandemiden hiç etkilenmeyen sektör de var. Ödeme garantili müteahhitlik sistemi. Bu da yetmezmiş gibi beş müteahhitten birisinin 9 milyarın üzerinde vergi borcu bir kalemde siliniyor. Bütün mali gücünü esnafa, çiftçiye aktarması gereken bu dönemde yapılan bu uygulamanın millete reva olup olmadığını takdirini kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. 

GERGİNLİK ÜRETEN ÇATIŞMACI DİLİ KESİNLİKLE TERCİH ETMEYECEĞİZ

Erdoğan, grup toplantısında birkaç defa Rize’nin evladı olduğunu, Rize’nin uşağına Rizelinin sahip çıktığını, bunun henüz başlangıç olduğunu içeren konuşmalar yapmıştır. Tehdit içeren bu konuşmayı bir kere daha kınıyorum. Sayın Erdoğan’ın sesimize kulak vermediğini bildiğimizden kendisini bir kez daha uyarmaya devam edelim. Sayın Erdoğan’ı bir de bu vesile ile elini vicdanına koymayı ve Allah’ın emirlerine uymaya davet ediyorum. Toplumumuzda bunların anlayacağı dilden konuşmamızı isteyen bir kesim de var. Gerginlik üreten çatışmacı dili kesinlikle tercih etmeyeceğiz. Milletin çizdiği istikametten bir milim bile ayrılmadan sorunlara çözüm üretmeye devam edeceğiz. 

RİZELİLER DE CUMHURBAŞKANI’NA SORUYOR

Rizeliler de Cumhurbaşkanı’na soruyorlar, İkizdere ve Çayeli’nde yapılan toprak ananın ve tabiat ananın katledilmesi olayının özellikle Cengiz inşaat eli ile yapılıyor olmasını nasıl anlamamız gerekiyor? Yine soruyor tek geçim kaynağımız olan çaya verilen taban fiyat ve kota uygulaması Rizeli vatandaşa reva mıdır? Sayın Erdoğan’ın Rizeli vatandaşların sorularına vermesi gereken cevaplar vardır.  Rize’de çaylar yollara dökülmekte. Hiç kimse umutsuzluğa düşmesin İYİ Parti Türk çiftçisinin yanındadır. İktidarımızda uygulanacak tarım politikalarıyla çiftçi kota yükünden ve düşük taban fiyat uygulamalarından kurtulacaktır.

İYİLEŞTİRİLMİŞ VE GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM MİLLETİN GERÇEK EGEMEN GÜÇ OLMASINI ÖNGÖRMEKTEDİR 

Partimiz iyileştirilmiş güçlendirilmiş parlamenter sistem raporunu kamuoyu ile paylaştı. İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem milletin gerçek egemen güç olmasını öngören, güçlendirilmiş demokrasi ve kuvvetler ayrılığını sağlayacak, yolsuzluğun, yoksulluğun ve yasakların bertaraf edileceği, hukuksuzluğa dur diyecek, yönetimi tek bir kişinin sözlerine ve hedeflerine değil ortak akla emanet edecek, devlet ve milleti yeniden buluşturacak bir sistem tasarımıdır. Özetle Cumhurbaşkanı’nın tarafsız olması, partiler üstü olması, bir dönem seçilip sonra tekrar siyasete dönememesi, ayrıştıran değil uzlaştıran, çatıştıran değil kucaklayan olması. Atamalarda liyakatın esas alınması, atama ve seçimlerde yüzde 25 kadın kotası uygulanması, seçim barajının yüzde 5’e düşürülmesi, askeri hastane ve okulların açılması, Merkez Bankası’nın özerkliğinin sağlanması, güçlü bir Türk denetim yasası oluşturulması, hür basın ve hür bilim müesseselerinin çağın şartlarına uygun bir biçimde yeniden ihyası, İnsan haklarının korunması hususlarını önermektedir ve öncelemektedir. Artık konu siyasetçiler, akademisyenler millet ve bağımsız bilim kuruluşları tarafından incelenecek ve sunduğumuz sistem tasarımı aziz milletimizin tartışmasına açılacaktır.

İstanbul’un fethinin 568. Yıldönümünü kutluyorum. Fatih Sultan Mehmet Han komutanlarını ve askerlerini rahmetle yadediyorum.”