DÜNYA
Giriş Tarihi : 28-10-2020 19:55   Güncelleme : 28-10-2020 19:58

Erdoğan'dan Charlie Hebdo ya sert yanıt ''Zul sayıyorum''

Charlie Hebdo'nun Hz. Muhammed'e ve kendisine yönelik hakaret içerikli yayınlarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Peygamberimize yönelik saldırılara karşı durmak şeref meselemizdir" dedi.

Erdoğan'dan Charlie Hebdo ya sert yanıt ''Zul sayıyorum''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransız Charlie Hebdo dergisinin Hz. Muhammed'e ve kendisine yönelik hakaret içerikli yayınlarına tepki gösterdi. "Peygamberimize yönelik saldırılara karşı durmak bizim şeref meselemizdir" dedi. 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, Fransız dergisi Charlie Hebdo için, "Bu tür ahlaksız yayınlara itibar etmeyi zul kabul ettiğim için bakmadım. Ben neyim ki, benim Peygamberime laf edenlerle ilgili benim herhangi bir şey söylememe gerek yok zaten" ifadesini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransız Charlie Hebdo dergisinin Hz. Muhammed'e ve kendisine yönelik hakaret içerikli yayınlarına tepki gösterdi. Erdoğan, "Üzüntüm, öfkem şahsıma yapılan iğrenç saldırı değildir, Peygamber efendimize yönelik terbiyesizliklerin kaynağı olmasıdır" dedi. "Peygamberimize yönelik saldırılara karşı durmak bizim şeref meselemizdir" ifadesini kullandı.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

Sözlerimin başında Hatay ve İskenderun'a geçmiş olsun dileklerimi tekrarlamak istiyorum. Amanoslar'dan ülkemize giren teröristlerin güvenlik güçlerimiz tarafından kısa sürede tespiti büyük bir felaketin önüne geçmiştir. Kahraman güvenlik güçlerimizi tebrik ediyor her birini alınlarından öpüyorum. Bu iki terörist önceden belirlenen grubun son üyeleriydi.

Ayrıca Suriye sınırımız boyunca kontrolümüz altında bulunmayan yerlerdeki terör örgütü varlığının ve ülkemize tehdidinin bize verilen tüm sözlere rağmen artarak sürdüğünü görüyoruz. Bize verilen sözler tutularak buralardaki tüm teröristler belirlediğimiz hattın dışına çıkartılmazsa, ihtiyaç duyduğumuz her an harekete geçmek için meşru sebebe sahip olduğumuzu tekrarlıyorum.

Suriye halkı bölge dışından gelen güçler ile mücadelenin bedelini canıyla ve kanıyla ödemektedir. Suriye'deki varlıklarını DEAŞ'la mücadeleye bağlıyanların da altı boştur. DEAŞ ile gerçek anlamda sadece Türkiye mücadele etmektedir. Rusya'nın İdlib bölgesindeki Suriye Milli Ordusu güçlerinin eğitim merkezine yönelik saldırısı bölgede kalıcı barış ve huzurun istenmediğinin işaretidir. Suriye topraklarına çöreklenen ama DEAŞ ile bizim kadar mücadelesi olmayan kişiler artık bu orta oyununu bir kenera bırakmalıdır. Türkiye’nin gücü, gerekiyorsa, Suriye’yi tüm terör örgütlerinden temizlemeye yeterlidir.


Siyasi, ekonomik, kültürel gücümüzü artırmaya, kardeşlerimize dektek olmak için de ihtiyacımız var, yükümüz ağır.

Yarın Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97. yıl dönümüne ulaşıyoruz. Milletimizin Cumhuriyet Bayramını şimdiden tebrik ediyorum.

Nasıl İstiklal Harbimizde Gazi Mustafa Kemal Paşa ordumuza "İlk hedefiniz Akdeniz" diyerek istikamet göstermişse, bugün bizim de ilk durağımız 2023 hedeflerimizdir.

Karikatürle şahsımı hedef aldığını duydum. Bu tür ahlaksız yayınlara ne yaptığını görmek amacıyla da olsa itibar etmeyi dahi zul kabul ettiğim için karikatüre bakmadım. İslam ve Türkiye düşmanlarının özgürlük adına girdikleri kin ve nefret havuzunda boğulacaklarına inanıyorum. Ben neyim ki, sevgili peygamberime, sevgililer sevgilisine bu denli hakaret eden namussuzlarla ilgili benim bir şey söylememe de gerek yok. Peygamber efendimize yapılan saldırılara samimiyetle karşı durmak, bizim şeref meselemizdir.

Maalesef İslam ve Müslüman düşmanlığının, Peygamber Efendimize saygısızlığın, özellikle Avrupa'daki yöneticiler arasında adeta kanser gibi yayıldığı dönemden geçiyoruz. Türk milleti inancına ve değerlerine saygısızlık karşısında cibiliyetsiz bir tavır takınamaz. İslam ve Türkiye düşmanlarının özgürlük adına girdikleri kin ve nefret bataklığında boğulup gideceklerine inanıyorum. Bunlar Avrupa'nın yeniden barbarlık dönemine geri gidişinin işaretleridir.

Batı'ya sesleniyorum; Siz değil misiniz Ruanda'da Cezayir'de insanları katleden? Afrika'nın her ülkesinde elmas için, petrol için insanları katleden siz değil misiniz? Katilsiniz, katil. 

Fransa ve genel olarak Avrupa, Makron’un ve onunla aynı zihniyeti taşıyanların bu kısır, provokatif, çirkin, nefret tohumları saçan politikalarını hak etmiyor. Sağduyulu Avrupalıları, kendileri ve çocukları adına aydınlık bir gelecek için bu tehlikeli gidişe karşı inisiyatif geliştirmeye davet ediyoruz. Lübnan'da bir felaket yaşanıyor, oraya güya istikamet vermeye gidiyor. Ne oldu aradığını buldun mu orada? Bulamadın. Niye? Kovdular seni kovdular. Tanındıkça bunlar her yerden kovulacak. Adeta, bunlar, Haçlı Seferini yeniden başlatmak istiyorlar."


Topraklarımız içinde, bu vatanda 435 kilise, sinagog ve havra bulunuyor ve bunlar devletimizin yedieminindedir, güvencesi altındadır. Hiç kimsenin inancına, ibadetine, kutsalına müdehale etmedik, etmiyoruz ve etmeyeceğiz.

Almanya'da Mevlana Camisine sabah namazında 100-150 kadar Alman polisinin girmesini bana Şansölye Merkel izah edemez.

Müslüman'dan terörist, teröristten de Müslüman olmaz.

Putin ile bir görüşmemiz oldu. 'Kırmızı çizgilerimizi söyledim. Bu kırmızı çizgiler aşılırsa babamızın oğlu olsa tanımayız. Artık bu işe Kafkaslar'da bir son verelim. İstersen bu işi birlikte çözeriz. Siz Paşinyan ile görüşmeleri yapın, ben İlham kardeşimle bu görüşmeleri yapayım. Bu işi artık tatlı bir yere bağlayalım' dedik. Bu konuda samimi bir adım atalım. Bu işi bitirmek durumundayız.

Dün, Bay Kemal eşimle ilgili bazı laflar etti. Sende zerre kadar yürek varsa sen benimle ilgili konuş, eşimle ilgili konuşma.