SAĞLIK
Giriş Tarihi : 15-11-2020 20:24   Güncelleme : 15-11-2020 20:27

Bilimsel olarak kanıtlandı! Resmen akciğerlere kalkan oluyorlar

Vatandaşlar, korona virüsün en fazla etkilediği organlar arasında yer alan akciğerleri korumak için hangi besinlerin kullanılması gerektiğini merak ediyor. İşte bilimsel olarak akciğerleri koruduğu kanıtlanan o besinler

Bilimsel olarak kanıtlandı! Resmen akciğerlere kalkan oluyorlar

Korona virüs salgını ile birlikte akciğer sağlığının önemi de bir kez daha ortaya çıktı.  Uzmanlar, salgın döneminde akciğerleri korumanın önemine değiniyor. İşte akciğerleri korumak için tüketmemiz gereken besinlerden bazıları…ElmaElma; lif, flavonoidler, C, A, E vitamini ve potasyum gibi mineraller içeriyor. Yapılan çalışmalar; haftada 5 porsiyon ve üzerindeki elma tüketiminin akciğer fonksiyonunu geliştirmeye yardımcı olabileceğini gösterdi.AdChoicesADVERTISINGSigara içen bireylerde yapılan bir çalışmada da; elma tüketen kişilerin akciğer fonksiyonunda daha yavaş bir düşüş olduğu gösterildi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz, bir adet orta boy elmanın bir porsiyona eşdeğer olduğunu belirtiyor.


MuzMuzun zengin potasyum içeriği, akciğer sağlığı, işlevi ve gelişmiş akciğer fonksiyonu için oldukça önemli. Yapılan bir çalışma, özellikle çocukluk döneminde yeterli potasyum tüketiminin akciğer fonksiyonunu ve kapasitesini artırmaya yardımcı olduğunu gösteriyor.“Bu nedenle potasyum mineralinden zengin olan muzu ara öğünlerde tüketmek uygun olacaktır” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz, “Ancak kan şekerini hızlı yükseltme riski nedeniyle diyabet hastalarının dikkatli tüketmelerinde ve bir adet büyük muzun 2 porsiyon meyveye eşdeğer olduğunu hatırlamalarında fayda var” diyor.DomatesDomates, güçlü akciğer sağlığıyla ilişkilendirilen karotenoidlerden antioksidan özellik gösteren likopenin en zengin besin kaynakları arasında yer alıyor. Yapılan çalışmalar domates tüketiminin astımlı bireylerde hava yolu enflamasyonunu azalttığı ve KOAH hastalarında akciğer fonksiyonunu iyileştirdiğini gösterdi.Sigara içen bireyler üzerinde yapılan bir çalışmada ise domates tüketen bireylerin akciğer fonksiyonunda daha yavaş bir düşüş olduğu gözlemlendi.


Domates tüketirken üzerine ekleyeceğiniz zeytinyağı ilavesi, domatesteki antioksidan özellik gösteren likopenin etkisini arttıracaktır.Kırmızı lahanaLif, C ve A vitamini açısından zengin olan kırmızı lahana; yüksek oranda potasyum, az miktarda demir, magnezyum, kalsiyum ile fosfor bulunduruyor.Aynı zamanda antioksidan özellik göstererek bağışıklık sistemini destekleyen karotenoidler ve antosiyaninlerden zengin bir kaynak. Yapılan çalışmalar; antosiyanin kaynaklı besin alımının artmasının akciğer fonksiyonunu güçlendirdiğini ortaya koyuyor.Kırmızı lahana aynı zamanda yüksek miktarda lif içeriyor. Çalışmalar, yüksek lif tüketimi olan bireylerin, düşük miktarda lif tüketen bireylere nazaran daha iyi akciğer fonksiyonuna sahip olduğunu gösteriyor.Zeytinyağı


Zeytinyağı, polifenoller ve E vitamini içeriğiyle antiinflamatuar antioksidan kaynağı olarak gösteriliyor. Yapılan bir çalışmada; zeytinyağından zengin olan Akdeniz diyeti ile beslenen KOAH ve astım hastalarının akciğer fonksiyonlarında iyileşmeler gözlemlendi.İçeriğindeki tekli doymamış yağ asitleri ve E vitamini formu olan tokoferol de daha iyi akciğer fonksiyonuyla ilişkilendirildi.YoğurtYoğurt; protein, kalsiyum, fosfor ve B grubu vitaminlerinden zengin bir besin. Çalışmalar yoğurdun içeriğinin akciğer fonksiyonunu artırmaya ve KOAH riskine karşı korumaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.Yapılan bir çalışmada, daha yüksek kalsiyum ve fosfor alımının iyileşmiş akciğer fonksiyonuyla ilişkili olduğunu ve yüksek kalsiyum alımına sahip olan bireylerin KOAH riskinde yüzde 35 oranında azalma olduğunu gösterdi.PazıPazı; lif, A, C, K vitaminleri, potasyum, magnezyum ve demir içeriği yüksek bir besin.

Besinlerle alınan potasyum ve magnezyum tüketiminin arttırılması, yapılan bazı çalışmalarda daha iyi akciğer fonksiyonu ile ilişkilendirildi.Pazının içeriğindeki karotenoidlerden olan lutein ve zeaksantin, güçlü antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini ve akciğer fonksiyonunu destekleyici rol üstleniyorAncak böbrek hastalığı olan veya kan sulandırıcı ilaç kullanan bireylerin, zengin potasyum ve K vitamini kaynağı nedeniyle pazıyı kontrollü tüketmeleri gerekiyor.SarımsakC vitamini, selenyum, potasyum ve kalsiyumdan zengin sarımsaktaki ana aktif bileşen olan allisin bağışıklık hücrelerini güçlendiriyor. Aynı zamanda antimikrobiyal ve antiviral etkisi sayesinde bakteriyel ile viral enfeksiyonlara karşı koruma sağlıyor.

Bu özelliklerinin yanı sıra içeriğindeki ana aktif bileşen olan allisin akciğerlerin temizlenmesine katkıda bulunuyor ve akciğer enfeksiyonlarına neden olan bakteri ile virüsleri öldürmeye destek oluyor.Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz sarımsağı çiğneyerek, ezerek veya dilimleyerek tüketmenin allisin içeriğini zenginleştirmesi sayesinde emilim kalitesini arttıracağını belirterek, “Ancak sarımsağın aşırı tüketimi alerjik reaksiyonlara ve kanamalara yol açabileceği için dikkatli tüketilmelidir. Her gün 2-3 küçük diş tüketimi yeterli olacaktır” diyor.BalkabağıBalkabağı; akciğer sağlığını geliştiren alfa ve beta karoten, lutein ile zeaksantin gibi karotenoidler açısından özellikle zengin bir besin.Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz, balkabağının antiinflamatuar özelliğiyle, zararlı maddeleri etkisiz hale getirip, vücut hücrelerine zarar vermesini önlediğini belirterek, şunları söylüyor:“Balkabağı aynı zamanda lif, A vitamini, C vitamini, E vitamini, folat ve demir içeriğiyle bağışıklık sistemini destekliyor.

Genç ve yaşlı popülasyon üzerinde yapılan çalışmalar, yüksek kan karotenoid seviyelerinin daha iyi akciğer fonksiyonuyla ilişkili olduğunu gösteriyor.PancarPancar; A vitamini, C vitamini, potasyum ve kalsiyum gibi vitamin ile mineraller içeriyor. Rengini veren betalain yüksek oranda antioksidan özellik göstererek akciğer fonksiyonunu optimize ediyor.Pancar aynı zamanda akciğer fonksiyonunu geliştiren nitrattan da zengin bir besin. Ancak içeriğindeki sodyum ve karbonhidrat miktarı nedeniyle kronik hastalığı bulunan bireylerin porsiyon kontrolüne dikkat etmeleri gerekiyor.