MAGAZİN
Giriş Tarihi : 09-10-2020 20:43   Güncelleme : 10-10-2020 11:34

Başakşehir Müftülüğünde Neler Oluyor (4)

Orada hazır bulunan Ahmet Gülesin yüzünde sakalı vardı belki hakkı söyleyecek cümleler kurar diye beklerken tam tersine; Hakkı ve doğruyu yerle bir eden tıpkı bir noter kâtibi gibi tasdik ederek hatta eksiğin var ben tamamlayayım dercesine o mesnetsiz ve baştanbaşa yalan olan o cümleleri sıraladı.

Başakşehir Müftülüğünde Neler Oluyor (4)

Bir çay ocağı için bu kadar iftiraya tehdide gerek var mı.?

Başakşehire Müftü olarak atanan Necdet Arman apar topar Fener tepedeki çay ocaklarının işletmecilerine savaş açtı Ahmet gülesin ise yapılan iftira ve haksızlıkları tıpkı bir Noter katibi gibi onaylayıp birde üzerine eklemeleri çok iyi yapıyordu.

Necdet Arman ve Ahmet Gülesinin o hallerini görünce içimden haykırasım geldi…

Bir Din adamı; böyle olamaz

Bir din adamı; bu kadar yalan söyleyemez

Bir din adamı; bu kadar kolay iftira atamaz

Bir din adamı; bir İnsanın onuru ile Namusu ile rahatça oynayamaz

Bir din adamı; yalan söylüyorsa diğeri yalan olduğunu bilerek tasdik edemez

Bir din adamı; Makamdan gücünü alamaz, zira o makama güç katar

Bir din adamı; Adaletsiz olamaz

Bir din adamı; Yalancıdan yana değil Haktan yana olur

4 yıla yakındır bu müfterilerin iftiraları ile karşı karşıya kaldım, çocuklarımın hatırı için ses çıkarmadım fakat artık susma zamanı değil, bir kere ok yaydan çıktı mı (…) daha geri dönmez…

Çok uyardım yapmayın İftira haramdır, onurumla Namusumla oynamayın  ama nafile.!!! Tıpkı Abdullah İbni Sebe gibi karşıma dikildiler ve illa da (!!!) bu iftiralarını kabul edip çay ocağını bırakmamı istediler.

Koltuğuna oturan Necdet Arman iki çay ocağında bir şey varmış gibi ayağının tozu ile bir tebligat gönderip çay ocaklarını boşaltmamızı istedi.

Randevu alıp Müftülüğe görüşmek üzere makama çıktık, birde ne göreyim ne duyayım Ya Rabbim aklıma mukayyet ol..!

Necdet Armana ‘’Buyurun Hocam bizden ne istiyorsunuz’’ dediğimde Necdet Arman kulaklarımı sağır edercesine, beynim  de bomba patlatırcasına ve kalbimi yerinden çıkarırcasına o, iftirasını yüzüme bakarak değil de  yere bakarak ‘’ Siz orada bir kadını taciz etmişsiniz’’ dedi o saniyelerde bu iftirayı duymaktansa ruhumu teslim etmeyi çok istedim, kendimi toparlayıp Müftü bey siz ne diyorsunuz.? Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu.?!? Dedim Müftü Necdet Arman evet duyuyor bayan buraya geldi ses kayıtların var.

Müftü bey gtolmaz böyle bir şey dedim iftira atmayın... 

Orada hazır bulunan Ahmet Gülesinin yüzünde sakalı vardı,  belki hakkı söyleyecek cümleler kurar diye beklerken tam tersine; Hakkı ve doğruyu yerle bir eden tıpkı bir noter kâtibi gibi tasdik ederek, hatta eksiğin var ben tamamlayayım dercesine o mesnetsiz ve baştanbaşa yalan olan o cümleleri sıraladı. ‘’ Evet siz bir kadını taciz etmişsiniz, kadın ağlayarak buraya geldi, bir saat Müftüye beye anlattı, elimizde ses kayıtların var, bu soruşturmayı Savcılık ve Kaymakamlık birlikte yürütüyorlar, merak etmeyin sizi gelip alacaklar bizde çay ocağını sizden alıp en azından bize yakın olan kişilere vereceğiz’’ dedi

Bende bakın burası Müftülük çay ocağını alacaksanız gelin alın, kime verecekseniz verin ama İnsanların Namusuyla, Onuruyla oynamayın, Mert olun dedim. 

Benim Tansiyonum iyiden iyiye düştü ve sandalyenin üzerinde kala kaldım, Orada bulunan Ali Musa Karataş söz alarak

‘’ Hocam İftira haramdır böyle bir şey olmamıştır yapmayın günahtır, dedi ve  Defterini açarak bir takım notlar okudu (!!!) Ben hem Camiyi temizledim, hem çay ocağının kirasını hem de Cami görevlinin ev kirasını verdim, yanında oturan İlyas Aktaş ve Terzilik yapan Hüseyin Amca bizde her ay kiramızı başka bir görevliye verdik, dediler.''

Ahmet Gülesin ‘’bırakın siz onları onlar bizim işimiz biz hallederiz’’ diyerek vatandaşları susturdu. Müftü Necdet Arman ise; ‘’ biz onlara da soracağız bu parayı neye göre aldınız ve nereye harcadınız siz bu işlere karışmayın’’ siz çay ocaklarını boşaltın biz oralarda tacizciyi barındırmayız en azından bize yakın olan arkadaşlara veya yakınlarına veririz. 

Ben tekrar söz istedim ve Necdet Armana bakın çocukken iki Müslümanın arasında bir anlaşmazlık çıkarsa Müftüye giderlerdi. Peki bu iftiranın başında müftü, murakıp, İmam ve kurs hocası olursa bu millet ne yapacak.?!? dediğimde Necdet Arman "" Biz sizin hakkınızda ki tüm bilgileri Savcılığa verdik dedi. 

Ben her sabah çocuğumu  okula bırakıyorum, bir gün çocuğumu bıraktığımda Ahmet Gülesin Reno marka bir arabadan o bayanı indirdi ve bayan beni takip etmeye başladı bende yolun karşısına geçtim, o bayanda geçti Ahmet Gülesin elindeki telefonla video veya resim çekmeye çalışıyordu, bir din adamının röntgencilik yapacağı aklıma hiç gelmedi, bir gün veya iki gün sonra, sabahtan çocuğumu okula götürürken yine Ahmet Gülesin, işte olması gereken saatte araba ile çay ocağının karşısındaydı, bahsedilen bayan mavi kapaklı bir dosya elinde arabaya binerek yarım saate yakın bayan bir şeyler yazıyordu.

Birkaç gün sonra Ahmet Gülesin ve yanında bir kişi ile çay ocağına gelmişler, ben o anda Caminin temizliği ile meşguldüm orada çalışan Mehmet Kuloğlu beni çağırdı, çay ocağına geldim Ahmet Gülesin ve tanımadığım bir şahısla birlikteler, buyurun hoş geldiniz dedim, Ahmet Gülesin ‘’ Bizi Kaymakam gönderdi buraları denetliyoruz, ne kadar bisküvi, satıyorsunuz, ne kadar meyve suyu satıyorsunuz, ne kadar çay satıyorsunuz, ne kadar sakız satıyorsunuz ve ne kadar para kazanıyorsunuz.???’’

Bende Ahmet Gülesine siz maliyecimisiniz? Biz mal alırken faturamızı alıyoruz, satarken de fişimizi kesiyoruz, siz Camilere bakın, Camiler su alıyor kapılar kırık İmam Sabah Namazlarına gelmiyor, Vatandaş bir sürü imza toplamış, Murakıpsanız onlarla ilgilenseniz ya..!

Ahmet Gülesin ‘’ Biz buraya kendi isteğimizle gelmedik, Kaymakam gönderdi, ne kadar kazandığınızı bilmemiz gerekir bakın burada adam çalıştırıyorsunuz diyerek kalkıp gittiler.

Hemen Kaymakamlığa gittim ve Kaymakam Bey ne istiyorsunuz çay ocağından ne kadar kazana bilirim ki..!?! 

Kaymakam bey benim haberim yok ben hiçbir çay ocağını da bilmem dedi.

Şimdi burada Sayın Ahmet Gülesine sorayım

  1. Ey Ahmet Gülesin madem din adamısınız bir bayanın sizinle aynı arabada olmanızı hangi dine, hangi İmana hangi Islama sığdıracaksınız.?
  2. Siz bayanı nereden arabaya aldınız.?
  3. Beni görüp bayanı indirip neden resim/video çekme gereği duydunuz?
  4. Müftülükte ki görüşmemizde Savcılık ve Kaymakamlık bu soruşturmayı birlikte yürütüyorlar dediniz, peki  yarım saat boyunca sizinle beraber arabanın içerisinde bayan bir şeyler yazarken, Savcı ve Kaymakam beyde arabadamıydılar.?
  5. Müftülükteki görüşmemizde Müftü Necdet Arman ve Ahmet Gülesin bayanın ağlayarak geldiğini söylerken, daha sonra o bayanı hiç tanımadığınızı görmediğinizi söylediniz? Sahi hangi Necdet Armana ve hangi Ahmet Gülesine inanalım.? Bu dönüşünüzü neye sayalım.?
  6. Müftülükte Necdet Arman ve siz Ahmet Gülesin, telefon  ses kayıtlarınız elimizde, dediniz, bende getirin  o zaman, dediğimizde henüz sorgu aşamasında diyorsunuz peki olmayan bu bu ses kayıtlarını da Müftülük stüdyolarında mı hazırladınız.?    Önce ağlayarak yanınıza gelip bir saat boyunca Necdet Armana sizin de yanınızda  olayı anlatan tanıdığınız bayanı şimdi ne oldu da hiç görmediniz ve tanımıyorsunuz.? Yalan söylemek Mubah mı Ahmet Gülesin.?!?
  7. Millete Hz. Ömer’in Adaletini anlatan, Necdet Arman ve Ahmet Gülesin.!!! Evvel emirde sizin Ömer olmanız gerekmez mi? Haydi bir kere olsun doğru olun ve kabul edin biz sana iftira attık deyin.
  8. Ahmet Gülesin Necdet Arman ile çay ocağı için birlikte yazıp uyguladığınız bu kumpası/tiyatroyu Savcı ve Kaymakam, ortak yürütüyorlar sa o zaman şu iddiaları da soruşturmaya  dahil edermisiniz birincisi Diyanet Vakfı ülke genelinde fakir fukara Vatandaşlara yaptığı yardımlardan eşinizi fakir gösterip aldınız mı veya ne kadar aldınız.?       İkincisi Mehmet Akif Ersoy Caminin müştemilatının bir İmama uzun yıllar (?!?  verilmesini şartlarını bu iddiaların sonuna da sendika VS diyeceğim ama o daha sonra. 

Neyse fazlada uzatmayayım bu günlük bu kadar yeter yeni göreviniz hayırlısı olsun  diyemiyorum çünkü sizin için öyle bir duam olamaz  ayrıca soruşturma geçiren biri bir üst makama terfi eder mi vesselam.