EKONOMİ
Giriş Tarihi : 23-11-2020 19:00   Güncelleme : 23-11-2020 19:00

330 milyar dolar buhar oldu!

Ünlü ekonomist M. İbrahim Turhan, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Turhan, "Milli gelirimiz bu yıl tam 330 milyar dolar fazla olabilirdi" dedi ve sıraladı...

330 milyar dolar buhar oldu!

Prof. Dr. Mustafa İbrahim Turhan…

Borsa İstanbul eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü. AKP eski milletvekili.

2004’te Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Banka Meclisi üyeliğine, 07 Haziran 2006 tarihinde Para Politikası Kurulu üyeliğine seçildi. Bir dönem İstanbul Şehir Üniversitesi'nde Mütevelli Heyeti üyeliğini sürdürdü.

M. İbrahim Turhan Karar Gazetesi yazarı Taha Akyol’a bir röportaj verdi.

Röportajında çarpıcı tespitler var;

“2013 yılında Türkiye’nin küresel ekonomi içindeki payı, yani Türkiye’nin GSYİH’nın dünyadaki toplam üretime oranı, bir başka deyişle küresel refah üzerindeki hak iddiamız yüzde 1,23’tü. Bu yıl bunun yüzde 0,84’ün de altına düşeceği görülüyor. Bir başka deyişle Hükümet Türkiye’nin küresel ekonomideki payını 2013 yılında yine Sn. Erdoğan’ın liderliğinde sağlanan düzeyde korumayı başarabilmiş olsaydı milli gelirimiz bu yıl tam 330 milyar dolar fazla olabilirdi. Bu hesaba göre ekonomi yönetimindeki irrasyonelliğin sadece bu yılki maliyeti kişi başına 3.930 dolar olmuştur.”

 
“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmeden önceki son yıl olan 2017’de Türkiye’nin GSYİH’sı 852,7 milyar dolardı. Sonrasında ise 2018 yılında 789 milyar dolar, 2019 yılında 761 milyar dolar, bu yıl da 702 milyar dolar olması bekleniyor. Ekonomi yönetimi milli geliri sadece göreve gelmeden önceki seviyesinde sabit tutmayı başarabilseydi, başka bir deyişle Türkiye’yi bırakın büyütmeyi ya da küresel ekonomideki payını korumayı, sadece reel olarak küçültmeseydi, akıl almaz uygulamalarla Türk lirasını itibarsızlaştırmasaydı, üç yılda 306 milyar dolar ya da kişi başına 3.643 dolar daha fazla gelirimiz olacaktı. Hangisini tercih ederseniz…”

Faiz meselesi ne durumdaydı, şimdi ne durumda?

“Bu soruya bütçeden yapılan faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranına bakarak en sağlıklı cevabı verebiliriz. 2011 yılında bu oran yüzde 17 idi. Beş yıl sonra 2016’da yüzde 11’e geriledi. Her iki dönemde de Maliye Bakanı, daha sonra “faizci” diye eleştirilecek olan Sn. Mehmet Şimşek’ti. Hükümetin açıkladığı Yeni Ekonomi Programı’na göre 2021 yılında yüzde 19,6 olması öngörülüyor. Bu durumda kim daha “faizci”?”

 
“Ancak, bütün gücün tek merkezde toplanmasına, kararların tek bir makamdan alınmasına yol açan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yanlışından gecikmeden dönülürse reform yapılabilir. İnsan haklarına dayalı, demokratik hukuk devleti, Türkiye’de güçlendirilmiş parlamenter sistemle sağlanabilir.”